Evlilik programlarını bilmeyen yoktur. Hayatta bakmam, hiç bilmiyorum diyen insanlar bile mutlaka en azından kanal değiştirirken bir 5-1...

Esra Erol, Beyaz Yakalılar ve LinkedUp

Esra Erol, Evlen Benimle, Beyaz Yakalı

Evlilik programlarını bilmeyen yoktur. Hayatta bakmam, hiç bilmiyorum diyen insanlar bile mutlaka en azından kanal değiştirirken bir 5-10 dakika göz atmıştır. Bende mesaiye kalmadan normal saatte işten döndüğümde bi 10-15 dakika göz atıyorum. Bunların içerisinde, sempatik tavırları, vaktinde verdiği cevaplar ve insanları gülümsetebilmesinden dolayı olmalı en popüleri Esra Erol un Evlen Benimle programı. Şahsen başarılı bulduğum bir sunucu. Tek hoşuma gitmeyen kısımları, evlenmeye gelenlerin acıtasyon hikayelerinin anlatıldığı kısımlar. Direk kanalı değiştiriyorum.
Programın katılımcılarına bakarsanız, genelde alt gelir serviyesine sahip, bazılarının 2-3 evlilik yaptığı, bir çoğunun samimi olmadığı, ne istediğini bilmeyen profiller görürsünüz. Çok nadiren mutlu sona ulaşılır. Buna rağmen insanlar bir umut katılırlar. 

Önümüzdeki yıllarda programın konseptinin ve katılımcılarının profillerinin değişmesi zor görünüyor. Mesela bir beyaz yakalı buna katılmaz. Şirkette herkes beni görecek, hiç bir ağırlığım, karizmam kalmayacak endişesi taşır. Halbuki talip olmak istediği güzel biri bile olabilir. Arada güzeller görmüyor değilim:)
Beyaz yakalının tarafında bu endişeler mevcut iken, peki arkadaşları ne der? Aklıma ilk gelenler şunlar:
  • Abi zaten asosyal biriydi. Ancak bu şekilde bir eş bulabilirdi
  • Sen git 5000 lira maaş al, gel eşini burda ara
  • Yaw bu bizi yemiş. Hani sürekli birileriyle çıkıyordu. Öyle olsa televizyona düşer miydi.
  • Şirkette o kadar bekar kadın/erkek var halbuki
  • Görmemiş, duymamış olalım, bahsetmeyelim hiç. Çocuk/kız bozulmasın
İstenildiği kadar beyaz yakalı, kendini yetiştirmiş, maddi durumu ve tipi de yerinde falan olsun, ilişkiler başka bir şey. Şirkettekiyle olmaz, kurstakiyle olmaz, arkadaşının tanıştırdığıyla olmaz... Bir  ilkokul mezunu bir kafede gözüne kestirdiği bir kızın yanına -ne kaybederim ki mantığıyla- pat diye muhabbet açmayı başarırken veya en azından cesaret edebilirken, beyaz yakalı tüm olumsuz ihtimallere yoğunlaşır. Ya rezil olursam der. 

Sonuç olarak çoğumuzun şans, kısmet diyerek işin içinden çıktığı olay.

Şimdi isteyen katılımcıların bilgileri saklansın, programa çıkmadan halledelsin dersek bir çözüm olmaz. Çünkü programın anlamı kalmaz, çöpçatan danışmanlık firmasına döner. Programdaki hedef kitle seyirciler olduğundan asıl amacı olan yüksek rating i kaybetmiş olur. Esra Erol'un kabul edeceğini sanmam:)

Sanırım LinkedIn bu açığı görmüş olmalı ki, LinkedUp isminde profesyonel bir çöpçatanlık sitesi geliştirmiş(Şerefsizim biliyordum bir gün yapılacak). Webrazzi haberinde okuduğum ve ayrıntılarını orda görebileceğiniz sistemde, anladığım kadarıyla LinkedIn hesabınızla login olabiliyorsunuz. LinkedIn de bağlantı kurmadığınız kişilerle yazışamazken burda yazışabiliyormuşsunuz. Bakalım başarılı olabilecek mi? Gelecekteki ilk iyileştirmenin, 1.dereceden bağlantıların bunu görmesini engellemek olabilir. Beyaz yakalı için yine karizma gidecek yoksa:)


LinkedIn, çöpçatanlık, arkadaşlık



© 2014 masumrobot.com

2 yorum :

  1. Yazıdan anladığım kadarıyla olay, başkalarının sizin -beyaz yakalının- kendisine bir sevgili/eş aradığını çaktırmaması. Yani televizyona mı çıkıyorsun, başkaları görürse rezil olursun. Ya da internette -linkedin'de örneğin- eş mi arıyorsun, "1. dereceden bağlantılar görmesin"... Bence sorun bu değil aslında. Sorun, önyargı ve cehalet. İlkokul mezunu birinin kalkıp, ne kaybederim mantığıyla bir kızla tanışabilmesi örnek bir durum değil. "Beyaz yakalı"nın aklına olumsuzluklar getirmesi de gayet normal. Normal olmayan, tanışma yöntemiyle ilgili -özellikle internete karşı- tuhaf bir önyargının olması ülkemizde. Linkedin'de 1. dereceden yakınlar niye göremesin ki? Demek ki bu genel bir problem değil ki, sistemde engellenmemiş. İngiltere'de televizyonda bir dating programı var mesela. Esra Erol gibi değil elbette -Allah korusun:)-, daha modern, bir lokantada çiftler tanışıyorlar falan.
    Ülkemiz televizyon ve internet konusunda -ve daha önemlisi kültür, okumuşluk konusunda- gelişmiş ülkeleri geriden takip ettiğinden, varolan önyargı da devam edecek gibi görünüyor bana kalırsa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkürler.
      Aslında ben de benzer şeyleri kasdetmiştim. Söyledikleriniz benimkiyle örtüşüyor. Bizdeki "cool" görünme çabası batıya göre daha keskin iken, interneti temiz ve faydalı kullanma konusunda oldukça geride.

      Sil