Malcolm Gladwell 'in ünlü kitabı Outliers(Çizginin Dışındakiler) kitabını okuyanlarınız vardır. Kitabın giriş kısmı, Amerikadaki...

Toplum ve Eceliyle Ölebilmek


sürrealizm, surrealism, toplum

Malcolm Gladwell'in ünlü kitabı Outliers(Çizginin Dışındakiler) kitabını okuyanlarınız vardır. Kitabın giriş kısmı, Amerikadaki Roseto kasabasının bir sırrını ortaya çıkarmaya çalışıyor.

Roseto, İtalya'da Roma'nın güneydoğusundaki bir taşra kentidir. 1882'li yıllardan itibaren buranın köylüleri, yaşam zorluklarından ve yoksulluktan dolayı Amerika'nın Pennsylvania'nın Bangor kasabasına yakın bir yere yerleşmeye başlarlar. Zamanla burayı aynı köyden insanlar doldurur. Hatta bulundukları kasabaya da Roseto adını verirler.
Olay bundan sonra başlar. Uzmanlar bir bakar ki, burada yaşayan insanlar daha uzun ömürlüdür. 65 yaş altında kalp krizine pek rastlanmıyor. ABD'de kalp krizi yaygın iken, 65 yaşın altında kalp krizi ile karşılaşmamak olanaksızdı.

Stewart Wolf adlı bir hekim bunu araştırmak ister. Kasabadaki ailelerin tıbbi geçmişlerini inceler. 55 yaşın altında kalp krizi belirtisi gösteren hiç bir hasta olmamış. Nedene bağlı ölüm oranları ülke ortalamasının %30-35 altındaydı.

Sonra tek tek herkesle görüşmeye başlamış. Alkolizm yok, ilaç veya uyuşturucu bağımlılığı yok, intihar vakası yoktu. Sosyal yardım alan biri de yoktu. Özetle bu insanlar 'eceliyle' ölebiliyordu.

İlk olarak yedikleri besinden şüphelenmiş. Belki çok sağlıklı besleniyorlardır. Ama bakmış ki bunlar tuzlu, acılı, sıvı yağlı, hamurlu pizzalar gibi bol kalorili şeyler yiyorlar. Öyle sabah erkenden kalkıp yoga yaptıkları veya millerce pedal çevirdikleri de yoktu. Demek ki diyet veya egzersiz ile ilgili bir durum değilmiş.

Ardından bunu genetikle açıklamaya girişmiş. Belki onları hastalıklardan korumayı sağlayan, güçlü bir soydan geliyorlardır. Ancak bununla da ilgili bir ize rastlamamış.

Son olarak yaşadıkları lokasyondan şüphelenmiş. Belki dağın eteklerinde yaşamak, sağlık için olumlu bir etki yaratıyordur. Ancak çevredeki benzer şartlara sahip kasabalarda aynı duruma rastlanmadığından, bu tez de çabucak çürür.

Wolf, Roseto'nun sırrının diyet, egzersiz, genler veya lokasyon olmadığını anlar. Sır aslında, Roseto'nun kendisiydi. Roseto'lular birbirilerini sürekli ziyaret ediyorlardı. Bahçelerde buluşup kendi öz dilleriyle -İtalyanca- sohbetler ediyorlardı. Bir evde en az 3 kuşak aile birbiriyle yaşıyordu. Sadece 2 bin kişinin yaşadığı kasabada 22 sivil toplum kuruluşu tespit ettiler. Birbirlerinin ihtiyacına anında koşuyorlardı. Eşitlikçi bir hayat felsefesine sahiptiler. Adeta kendi içlerinde sağlıklı bir sosyal devlet yaratmışlardı. 

Kimse sağlığı "topluluk" çerçevesinde düşünmez. Halbuki bugün yaşadığımız problemlerin bir çoğunun sebebi, eksik yaptığımız spor, biraz kaçırdığımız tatlı, az maaş veya şu yapamadığımız plaj tatili değildir. Toplumun bi'zatihi kendisidir. Ve toplum için her birimiz, elimizi taşın altına koymadığımız sürece bu şekilde sürüp gidecektir. 

Hayat, güzel bir iş, bir ev, bir araba, evlilik ve yılda 2 kez tatilden ibaret değildir. Bir hayat felsefemiz, plaza diliyle bir vizyonumuz olmalı. Hepimizin yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır. Ekoloji, Kadın, Barış, Sanat, Toplumsal Cinsiyetçilik, Sosyal Dayanışma gibi ihtiyaç duyulan o kadar çok alan var ki. Nasıl olsa birileri yapıyordur veya zamanım yok demeyin. Herkesin sizin gibi 24 saati var. Toplum sağlıklı olmadan, siz sağlıklı olamazsınız.


© 2015 masumrobot.com

7 yorum :

  1. Bireyci " bencil " düşüncelerden arınarak, toplumsal refah hayali ile yaşamaya başlayabilmek... Tanrı'nın bahsettiği cennet tam da bu olsa gerek. Altı çizilmesi gereken birçok cümleye sahip bu yazı. Yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için çok teşekkürler

      Sil
  2. Dostum, güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Beğenmene sevindim

      Sil
  3. Malcom'a kalsa 10bin saat diger biz okulda 18 yil olarak ogrenmistik. bazi konularda ne kadar hakliysa bazilarinda biraz vizyonunu genisletmesi lazim gibi gelmisti

    Arkadasin okuyabildigim tek kitabi bu oldu digerlerinin dili the newyorker da ingilizce bu arkadasin yazisini okumaya esdeger oldu benim icin

    diyorki kitapta
    Çin den gelen ogrencilerin matematgi sayilari kisa oldugu icin daha iyi yorumu vardi ben buna katilmiyorum Çin abakusu diye bir hesaplama yontemi var. inanilmaz bir fark yaratiyorsun esap hizinda.

    son paragraf kitaptan bile guzel bir yorum olmus.

    kim oldugumu yazmaya gerek yok okuyunca bas agrisi yapan tek blog takipcin ben olsam gerek :)

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil